84'le zaman tüneline giriyoruz!

84'le zaman tüneline giriyoruz!

20 Şubat 2012

Hayatlarında ve müzikte geçirdikleri değişimi ‘Akıyor Zaman’ adlı albümleriyle anlatan 84 ile zamanda yolculuğa çıkmaya hazır mısın?

ÖNCE ALBÜM KRİTİĞİ…

COSMOGIRL: Grup kurulalı yaklaşık 12 yıl oldu! Geçmişe baktığınızda aklınızda birbirinizle ilgili nasıl anılar canlanıyor?
TUNA VELİBAŞOĞLU:
Hiç iyi şeyler yok! Şaka şaka! Serter dendiğinde ilk olarak aklıma punk ve manzaralı bir stüdyo geliyor. Eskiden punk grubumuz vardı ve Serter grupta gitaristti! Okan dendiğinde ise Fatamorgana adlı grubu aklıma geliyor. O dönemde ben, Okan'a asistanlık yapıyordum. Erdem'in ise arkadaşından aldığı ödünç Ibanez marka gitarı, kıvırcık ve uzun saçlı halleri aklımda yer etmiş...
ERDEM OCAK: Serter'i anımsatan tek şey gözlüğü sanırım! Haha!
SERTER KARADENİZ: Tuna dersek aklıma halı saha maçlarımız geliyor. Erdem dendiğinde ise arkadaşıma verdiği klasik gitar dersleri geliyor.

CG: Üçüncü albümünüzün adı 'Akıyor Zaman'. Neden albüme bu ismi verdiniz?
T.V.:
'Akıyor Zaman', Erdem'in bize getirdiği ilk melodilerden biriydi. Melodiyi çok sevmiş ve üzerine sözler karalamıştım. Aslında bu şarkı hangi yöne gideceğimizi belirledi. Fakat yaptığımız üç albüm boyunca geçirdiğimiz zaman, büyüme aşamamız, 30'lu yaşlara girmiş olmanın verdiği 'orta yaş erkek bunalımı', fiziksel olarak eskisi gibi eğlenemememiz gibi birçok etmen; zamanın ne kadar hızlı akıp geçtiğini ve bizim zamana müdahale edemediğimizi hissettirdi. Yeni klibimiz 'Şimdi Hayat'ta da bu değişimin sinyallerini verdik zaten.

CG: Şarkıların ruh halinden kısaca bahsedebilir miyiz?
T.V.:
Bunalım ve aşka sitem hakkında şarkılar yazmamız yönünde beklentiler var ama bunlar planlanarak yapılan şeyler değil! Ben genellikle müzik üzerine söz yazmayı daha uygun buluyorum. Zaten melodi, kulağına sözü de fısıldıyor. Albümün belirli bir konsepti yok! Konsept belki de zamanın akışı ve onu yakalayamışımız… Albümün içinde konsept olarak kendini en çok gösteren şarkı 'Akıyor Zaman'. Şarkı, dün ve gelecekle olan kavgamızın gereksizliğini; günü yaşamanın ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.

CG: Sizin için şöyle bir tanımlama yapılmış: "Klasikleşmiş rock kalıplarına bağımlı kalmadan, şarkıların gücünü en iyi şekilde sevenlerine hissettirmeyi hedefleyen grup". Açalım mı bu mevzuyu?
T.V.:
Genel olarak bir rock grubu olma durumu var ya! 'Sert müzik yapmalıyız!' gibi… Biz kalıplara takılmayı çok uygun görmüyoruz. İlk albümün içinde 'Ölürüm Hasretinle' adlı bir şarkı varken; 'Belki Bir Gün' ya da 'Son Mektup' gibi bir şarkılar da vardı. Aslında sound olarak birbirinden çok farklı şarkılardı bunlar. Biz şarkının nasıl en iyi şekilde duyulduğuna odaklanırız. Şarkının rock, arabesk ya da pop olmasına odaklanmayız. Yeni albümde 'Kara Duvak' diye bir şarkı var. Şarkıda Yavuz Bingöl ile düet yaptık. Türkü formatında olan bu şarkıyı, asla rock formatına dönüştüremiyoruz. Biz bir tarza değil, müziğe hizmet ediyoruz ve bundan çok mutluyuz.

CG: Geleneksel Türk müziği enstrümanlarına bu albümde fazlasıyla yer vermişsiniz. Müzikte özlemini duydunuz şeyler mi var?
E.O.:
Biz kendi kültürümüzü özlüyoruz bir noktada. Kendi kültürümüzden kaçıyoruz. Utanacağımız şeye sarılırken, sarılacağımız şeyden utanıyoruz! Beni bağlama sound'u çok etkiler. Bağlama alt kültür olarak görülür. Aslında müziğin özü orada… Bu albümde büyük üstadlarla çalıştık. Grup olarak türkülerin olduğu bir albüm yapmayı hepimiz çok istiyoruz. Köklerimize bağlıyız.

CG: Albümde hem sound hem de çalıştığınız isimler anlamında gittiğiniz bu değişikliğin özel bir nedeni var mı?
S.K.:
Özel bir nedeni yok ama üçüncü albüme giren şarkılar, birçok şarkının arasından seçildi. Daha önceki albümlerimizde, dört kişinin çaldığı enstrümanlar yer alsın istemiştik. Sonra oturup düşündüğümüzde, müziğin çok sesli olduğunda daha güzel olduğunu fark ettik. Aslında şarkılar bu enstrümanları kullanmamıza izin verdi.

SONRA ZAMAN TÜNELİ…

CG: Zaman içinde hayatlarınızda mutlaka bir şeyler değişmiştir! 2012'de hayatınızdan çıkaracağınız veya dahil edeceğiniz neler var?
E.O.:
Hayatta her şey değişiyor. Önemli olan bu değişime uyum sağlamak! Zor zamanlarda esnekliği becerebilmek, bolluk dönemlerinde ise paylaşmayı bilebilmek çok önemli! Geçmişe takılıp kalan ve geleceği düşünüp, hayaller kuran insanlar olmaktan çıktık biraz. Hayatın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz. İçinde bulunduğumuz durumdan memnun ve mutlu olduğumuzu anladık.
T.V.: 2012'de şu an söyleyemeceğim ama üçümüzün de hayatından çıkaracağımız şeyler var ve bu kesinleşti. Hayatıma sokmak istediğim şey ise bir Porsche…
S.K.: İnsan büyüdükçe hayatını ve ilişkilerini daha iyi anlamaya başlıyor. Çünkü yaşla birlikte ego da kırılıyor. Hatalarını ve negatif kişilik özelliklerini görmeye başlıyorsun. Bu nedenle yeni yılda hayatımdaki negatifleri çıkartmayı ve onun yerine hayatıma daha pozitif şeyler eklemeyi düşünüyorum. Buna insanlar da dahil…

CG: Çocukluklarınıza dönelim şimdi… Biraz Freud'çuluk oynayalım yani! Gözünüzü kapadığınız an kendinizi nerede ve kiminle bulmak isterdiniz?
T.V.:
Atatürk ile 5 dk. bile olsa sohbet etmek isterdim. Dedemin Atatürk'le tokalaştığı bir fotoğrafı var, o resme bakıp kendimi Atatürk'ün yanında hayal ederim hep. Bir de dünyaya dışarıdan bakmak isterdim. İlerde çok param olursa uzay yolculuğuna çıkmak istiyorum.
S.K.: Muhtemelen şu an yanımda olmayan veya hayatını kaybetmiş arkadaşlarım ve akrabalarımla birlikte olmak isterdim.
E.O.: Gözümü kapadığımda en üst mertebede olmak isterdim. Orası neresi ise… Huzurlu ışığın içi sanırım!

CG: Geçmişe ait fakat şu an olmayan ama günümüzde olmasını istediğiniz neler var?
E.O.:
Samimiyet! Günümüzde bunun eksikliğini çok fazla hissediyorum. Sanırım hayat tarzımızın değişmesiyle oldu bu. Teknoloji devreye girdi… Bütün dünya böyle oldu. Plaklar tekrar gelsin isterim, onun çıtır çıtır sesini duymak güzel olurdu.
T.V.: Çok fazla şey var. Osmanlı İmparatorluğu döneminde giyilen kıyafetlerin tekrar moda olmasını isterdim. Barış Manço'nun giydiği kıyafetlere bayılırdım. Hacivat-Karagöz oynatma dersi almaya başladım. Bu sanatın daha aktif yapılmasını istiyorum. Sonraaa… Pazar günü banyosu, 'Bizimkiler' dizisi…
S.K.: İnternetin yaygınlaşması ile birlikte bilgiye çok daha rahat ulaşıyoruz. Bundan dolayı insanlar artık araştırma yapmıyor ve fazla çalışmıyorlar; dolayısıyla hırslı değiller. Eski yapıya geri dönmek; 'Bizimkiler' ve 'Yazlıkçılar' tekrar çekilisin ve bir de Tipitip, Turbo ve Oralet tekrar çıksın isterdim.

CG: Evet, teknoloji ilerledi… Zamanı durdurma imkanınız olsaydı, nasıl bir alet icat ederdiniz?
T.V.:
Zamanı bir aletle durdurmak istemezdim. Babası uzaylı olan 'Ewe' adlı bir kız vardı ve iki işarat parmağını birbirine dokundurup zamanı durdururdu. Böyle bir yeteneğim olsun isterdim. Bir alet olacaksa da 'Back to the Future'daki Dr.Brown'un, DeLorean DMC-12 model arabadan yaptığı zaman makinesini icat etmek isterdim.
E.O.: İnternette bir alet görmüştüm, 'dünyanın en saçma aleti' diye! Bir kutu; 'on' düğmesine bastığında içinden bir parmak çıkıyor ve 'off 'düğmesine basıyor. Sanırım böyle bir aletle zamanı durdurabilirim. S.K.: Bir içecekle zamanı durdurmak isterdim.

CG: Bugün ve geçmiş arasında bir tercih yapmak durumunda kalsaydınız, hangi zaman dilimini seçerdiniz ve kiminle müzik yapmak isterdiniz?
T.V.:
Ben olmak istediğim yerdeyim ve hayalimi yaşıyorum. Oooo:)
E.O.: Elvis Presley, Stevie Wonder, Chuck Berry, Jimi Hendrix, Metallica, Barış Manço… Günümüzde ise Erkan Oğur ile çalışmak isterdim. Gitarını taşımak bile güzel olurdu. Bir de Zeki Müren…
S.K.: Ben 1980'li yıllarda Michael Jackson ile çalışmak ve 'Beat It'in alt yapısını oluşturmak isterdim.

(Röportaj: Candan Durusöz)

Etiketler : 84, Seksendört, Akıyor Zaman, Tuna Velibaşoğlu, Erdem Ocak, Serter Karadeniz

  • linkedin
  • myspace
  • digg it
  • del.icio.us

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan COSMO GİRL veya cosmogirl.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

  • dikkatini çekebilir
  • 'Down Under artık Facebook’ta!Natural’s, NUDE, Fruitkicks markalarını her yerden takip et!
  • Porselen gibi bir ten!'Dita Von Teese'in makyaj sırrı ortaya çıktı!
  • Aéropostale ile rengarenk bir yaz!Amerika'nın ünlü giyim markası artık Türkiye'de
  • Stil ikonu ayaklar!Superga ayaklarını renklendirecek.
    • Sence hangisi daha yakışıklı?
    • oy ver
    Boğa Kafayı birine fena takmışsın. Bu olayı o kadar abartmışsın ki gözün ne dersleri, ne kankilerini ne de muhteşem dizileri görüyor. Bu duruma en çok annen sinirleniyor ama ne derdin olduğunu bir türlü çözemiyor. Aslında tahmin etmeli tabii ki senin aşkla ilgili bir problemin olduğunu değil mi? Bu kadar kafana takma nasıl olsa aşk yolunu bulur şekirim...
    Victorious Clarie's Pretty Little Liars Muppets Percy Jackson Jessica Szohr Nash Overstreet Alışveri muppet show temizleme Pelin Karahan The Black Eyed Peas Alex Pettyfer bowling Samuray Gökçe Mia Türkçe rock Hot Chelle Rae botlar Marriage Runaways kol kasları X-Men Can Temiz kupa dörtlüsü Ari Borakas See No More değnek ikilisi Ada çayı Masum Batuhan Karacakaya Üç silahşörler '>Jesse Richter the avengers Aşk falı Liam Hemsworth Jonas Brothers yıkama jel austin butler Popun Kraliçesi aslan max Alen Konakoğlu Çağatay Ulusoy Trespassing Keliç Yedilisi CeCe Jones Amada Seyfried Stronger Vampir filmi Raquel Rocky Blue Lame T-Rex Jasper Nick Jonas Optimum Outlet Okan Işık Ian Keaggy Burak Sağyaşar kılıç ası D'Artagnan Victorious Clarie's Pretty Little Liars Muppets Percy Jackson Jessica Szohr Nash Overstreet Alışveri muppet show temizleme Pelin Karahan The Black Eyed Peas Alex Pettyfer bowling Samuray Gökçe Mia Türkçe rock Hot Chelle Rae botlar Marriage Runaways kol kasları X-Men Can Temiz kupa dörtlüsü Ari Borakas See No More değnek ikilisi Ada çayı Masum Batuhan Karacakaya Üç silahşörler