Hayat kıvrımlı engelli bir yoldur
Bataklığa batar çıkarsın
Çırpındıkça daha çok batarsın
Bazen de hiç çıkamazsın
Engele çarpar düşersin
Ayağa kalkar yola devam edersin
Ne zaman ki pes edersin
İşte o gün sen bitersin
Hayat bazen sana çiçek açar
O çiçek bazen çok küçük bazen de çok büyük çıkar karşına
En önemlisi ikisinin de değerini bilmendir
En küçük şeyle bile mutlu olursan
O küçük şeyin arkasından
Çok büyük şeyler sana gülümser
İşte hayat böyledir
İnişli çıkışlı, üzüntülü mutluluklu
Herkes aynı kefeye konulmaz bu hayatta
En önemlisi minicik kalbin iyilikle dolu olsun
Şimdi yanımda olsaydın,
Bana ne kadar değerli olduğumu anlatsaydın
Seni seviyorum derdim.
Sevgilim,
Nerede ellerin?
Nerede her gün umutla baktığım, yüreğimin aynası gözlerin?
Nerede içinde ikimizin olduğu hayallerin?
Neden 'bizden' vazgeçtin?
Neden sonumuzu kendi ellerinle getirdin?
Merak etme…
Ben sevdim mi, bir kere severim!
(KÜBRA, 14)
En iyi arkadaş olarak nitelendirilen, benim için elmaslar kadar değerli olan ve bazılarımızın tanışmış olduğu, bazılarımızın ise daha tanışamadığı kitaplar... Evet, kimilerimiz tanıştı onlarla. Onlara en iyi arkadaşlar denmesinin sebeplerini gördüler ve kendilerine ne kadar çok şey öğrettiklerinin farkına vardılar. Bazen onlarla mışıl mışıl uyudular. Ben de onlarla tanışanlardanım ve kendimi çok ama çok şanslı hissediyorum! 6. sınıfta zorunlu olmadığı sürece kitap okumaz ve onları sevmezken, kitap okumamız zorunlu olduğu için sınıf kütüphanemizden rastgele bir kitap almıştım. Aslında pek rastgele değildi. Çünkü kapak tasarımı ve ismi ilgimi çekmişti. Adı "İşte Hayat"tı. Bir iki sayfasına göz attım, daha da merak ettim. Hayatımda ilk kez okudum, okudum ve okudum. Aslında en çok 'Türkçe' derslerini severdim, 4. sınıftan beri de yazıyordum. Kitap okumakla neden daha önce tanışmamıştım ki? Ya bu kitapla? İpek Ongun'la? Kendimde Serra'yı, Serra'da kendimi gördüm. Onunla birlikte güldüm, ağladım. İlk kez bir yazarın büyük hayranı oldum. Serinin diğer kitaplarını da okudum. Tabii başka kitaplar da... Daha fazla kitap ve yazarla tanıştım. Okumam yazmamı da geliştirdi. Arkadaşlarıma kitaplar önerdim. En yakın arkadaşlarımdan başlayarak, birçok arkadaşıma kitap okumayı alıştırmaya çalıştım. Bunu, kitapların bizlere neler katabileceğini keşfettiğim için yaptım. Umarım bir gün herkes onlarla tanışır ve dünyada "Kitap okumayı sevmiyorum" diyen bir kişi bile kalmaz. Onların o sihirli etkilerini keşfederler. Kitap okurken, hem çeşitli bilgiler edinir hem de o diyardan bu diyara gezinir; gezmedik, görmedik yer bırakmazlar benim gibi. Umarım! (AYLİN, 16)
Kitaplar ve Ben...